Değerli gençler, arkadaşlar,dost ve köydaşlarım, kentdaşlarım hepinize merhaba.
   Dernek olarak 25.02.2012 -  Saat 19.00 Cumartesi günü Hürriyet mah. Kağıthane "SALON FİGARO" da Yemekli  "Birlik ve Dayanışma Gecesi" düzenlemiş olup, sizlerden gecemiz için bulunduğunuz mahallelerde akrabalarımızı ve dostlarımızı davet edip gecemizin bizlere yakışır görkemlilikte geçmesine katkı sunmanızı talep ediyorum.
Bizler Kurum Yöneticileri olarak yoğun çaba sarfediyoruz. Belki ulaşamadığımız dostlar ve komşular olabilir, hepimizin çabasıyla daha güçlü olacağımıza inanıyorum.
Bu bir yemektir deyip geçmeyin, hepimiz için bir anıdır, yaşanmışlıktır o ana o güne not düşmektir. Ortak kültür dediğimiz, tarih dediğimiz böyle oluşmaktadır. Katılımınızı ve katkılarınızı bekliyoruz. Gecemizin coşkulu ve olgunluk içerisinde geçeceğine inanmış olarak, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Not: Davetiye kartlarını bizlere veya derneğimize ulaşarak ya da gece girişte yöneticilerden temin edebilirsiniz.
    
                                                                                Çobanlı Köyü Der. Adına
                                                                                    Yönetim Kurulu
                                                                         Dern.Başk: Zeynel Abidin Kuvvet    

DUYARLI OLMAYA ÇAĞRI

Yazdır PDF
Sayın üyeler,sevgili gençler,arkadaşlar hepinize en samimi duygularımla sevgilerimi saygılarımı sunuyorum. Yaşamın hepinizin üzerine yüklediği sorumlulukları ve zorlukları biliyorum,aynı zamanda çözüm yollarınıda... İki yıla yakındır dernek başkanlığı görevimi yürütmekteyim.Bu görev gönüllü yapılan,fedakarlıklarla yürütülen bir görevdir.Bugüne kadar derneğimize emeği geçen,başta dernek kurucularımız olmak üzere,başkanlarımıza,görev alan herkese minnet ve şükranlarımı sunuyorum.Umutsuz olmamakla birlikte sitem doluyum ve üzüntülerim var. Cemiyetler;insanların,toplumların yaşaması ve gelişmesi için,kültürel,sosyal dayanışmanın olması ve devamlılığı için olmassa olmaz kurumlarıdır.Bugüne kadar yaptığımız etkinliklere duyarsız kalınması,katılımın az olması yapmak istediğimiz güzel şeylerede engel teşkil etmektedir.Dostlar eleştiri en kolay yapılan faaliyettir. Görev almak,taşın altına elimizi koymak,ben ne yapabilirim nasıl katkım olabilir duyarlılığı içinde olmak ve eleştirilecek bir şey varsa ondan sonra eleştirmek daha yapıcı ve erdemli bir davranış biçimidir.Bir atasözü var ;tavşan dağa küsmüş dağın haberi yok; bu günün iletişim araçları belli,teknolojiden faydalanmak zorundayız.Ayrıca altı aydır derneğimiz pazar günleri açıktır,bunu iki defa mesaj çekerek bildirmemize rağmen,ilgi göstermemeniz,toplum adına bizleri üzmektedir. Takdir edersiniz ki herkese tek tek ulaşmak ilgilenmek çok güç.Bizlerinde bu gönüllü görevin yanında hepiniz gibi diğer yaşamsal sorumluluklarımız var.Özel günlerimiz,hastalarımız,cenazelerimiz,bayramlarımızla birlikte,bütün ilişkide olduğumuz kişi ve kurumların çağrılarına etkinliklerine katılımımız,dernek faaliyetleri içinde oldukça meşakatli zaman isteyen işlerdir.Küsmek,sorunlardan kaçmak,sorumluluklarımızdan kaçmak duyarlı insanların,çağdaş insanların başvuracağı yöntemler olmamalıdır.Bu dernek hepimizin,bir omuzda sen verirsen yürüyecek ve yaşatılacaktır.Küçük katkılarınızı esirgemeyin.Büyük kentlerde insani ve toplumsal bağlar cemiyetler aracılığıyla ancak yaşatılabilir. Yaşamınızın ileriki dönemlerinde keşke böyle davranmasaydım dememek için,her gününümüzün sorumluluklarını yerine getirmek durumundayız.Aksi halde milyonların içinde herkes yalnızdır aslında.Çok abartmadan bu ilişkileri sürdürmek kendimiz için ve gelecek nesillere de aktarılacak görevlerimizdir.Biz dünyayı çocuklarımızdan emanet aldık emaneti her açıdan sağlıklı teslim edelim.Hepinize sağlık ve işlerinizde,görevlerinizde başarılar diliyorum. Saygılar,sevgiler sunuyorum.En güzel günler sizlerin olsun... Dernek Başkanı Zeynel Abidin Kuvvet

Dernek Faaliyetleri ve Duyuru

Yazdır PDF
Sayın Üyeler ve Dostlar;Herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 7-8 aydır Derneğimizde kanalizasyon sorunu vardı.Birkaç fedakar arkadaşla imkansızlıklar içerisinde uzun süren çalışmalar sonucu problem giderildi.Tadilatımız yeni değişiklerle tamamlandı.Bu süreçte üyelerimizden kimseyi yanımızda göremedik.Ancak 30.05.2010 pazar saat 11.00 de üyelerimizi kahvaltılı toplantıya çağırdık.Yaptığımız işleri anlatıp,çektiğimiz sıkıntıları paylaşıp,bundan sonraki faaliyetlerimizle ilgili bilgi alışverişinde bulunacaktık.Çoook çok işleri olmalıki,büyük emeklerle hazırladığımız bu toplantıya 5-10 üyenin dışında diğer üyelerimiz iştirak etmediler.Sağlık olsun biz iyi niyetle görevimizi yaptık,yapmaya devam edeceğiz. Bol bol laf üretmektense azda olsa iş üretmek çok daha makbüldür. Aidatlarını ödemeyen üyelerimizi aidatlarını ödemeye davet ediyorum.Bu bir yasal zorunluluktur.Aidatlarını ödemeyenler üyelikten düşürülecektir.Böylece aktif üyelerle yolumuza devam edeceğiz.İlginizi bekliyoruz. Derneğimiz 27 Haziran-4 Temmuz arası Çobanlı Köyü'nde "Gurbetten Sılaya Kültür ve Dayanışma Günleri" adı altında etkinlik düzenlemeye yönetim kurulu olarak karar vermiştir.Gidiş ve gelişleri serbest bıraktık.Çünkü etkinliğin farklı günlerinde katılıp ayrılmak isteyen komşular olabilir.Yine de toplu gidip dönmek isteyenler olursa,bölgemize hizmet veren otobüs işletmesiyle görüşebiliriz.Gitmeden önce dernekte toplantı düzenlenecektir. Yöneticilerle irtibata geçebilirsiniz. Yönetim Kurulu Adına Dernek Başkanı Zeynel A. Kuvvet

Sohbet kanalını kullanabilmeniz için siteye üye olmanız gerekmektedir.

Ressam Haydar Özay’ın 2006 - 2007 yılları arasında Şan Tiyatrosu sahnesinde yaptığı, 14x5 metre büyüklüğündeki “Büyük İstanbul Resmi” adlı çalışması Roma’ya taşındı.

 

  http://haydarozay.com/

16 Mart’ta tarihi Villa Celimontana’da düzenlenen etkinlikte Özay’ın resmi ile şair Lidia Ferrara’nın bu resmi konu alan “Wonder, Il Pittore del’impalcatura - Mucize, İskele Ressamı” adlı şiirinden oluşan video izleyiciye sunuldu.  İlk kez 11 Mayıs - 16 Haziran 2007 tarihleri arasında Ulus Foto Festivali kapsamında Şan Tiyatrosu’nda sergilenen “Büyük İstanbul Resmi”nde İstanbul’a ait pek çok özellik ve mekân resmedilmiş.

BİR İSTANBUL RESMİ

“Ağaçlar ayakta ölür” derler. Bu, kimi zaman yapılar için de böyle olur. Çoğunlukla bir yangın felaketidir onları şaşaalı yaşamdan koparıp yalnızlığa terk eden, bir köşede unutulup hareketli günlerinden ırak kılan. Onlar, yalnızlıklarını zaman içinde kendilerini sarmalayarak yanık yıkık, boyası sıvası dökülmüş duvarlar üzerinde hayata tutunmaya çalışan cılız sarmaşıklarla, rüzgarın taşıdığı bir avuç kuru toprağın içinde yaşam savaşı veren küçük narin bir yabani ağaçcıkla, kimi zaman kuytularını yuva yapıp fütursuzca oynaşan kedilerle paylaşırlar. Bazıları biraz daha şanslıdır; Hiç bitmeyecek gibi gelen uzun sessizliğin ardından, birden bire keşfedilirler yeniden. Hatırlanmak güzeldir!

2007’nin ilk günlerinde, bilgisayarıma gelen bir mesajda hiçbir açıklama içermeden, bir metnin çevirisi istenmişti benden. “Mucize yaratmak hayrete düşürmektir. Mucize yaratmak sorgulanmaktır. Sorulara maruz kalmak, şaşkına çevirip afallatmaktır ...” diye başlıyordu metin. İyi de, neydi bu mucize? Önce kocaman bir tuval bulup iskelesini hazırlayan, boyalarını taşıyan ve tüm bunlara enerjisini geçirmenin ötesinde boyalarla fırçalara insani anlamlar yükleyen bir iskele ressamından ve onun mucizesinden söz ediliyordu bu şiirsel metinde. “ O, bir çılgın. Çünkü O, hep düşledi ve düşünü kendi gerçeğine tercüme etti” yazılmıştı. Bu “çılgın”ın düşünü ve düşünü kendi gerçeğine tercüme edişini anlamlandırabilmek, benden istenen tercümeyi en iyi şekilde yapabilmek için o “mucize”yi görmem gerektiğine inandım.

Devamını oku...